Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş
Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş Ürüne Git
laedri88
Üstat
Ölümün insanları unuttuğu bir dünya hayal edin. "Sonsuza kadar mutlu yaşadılar" masalı gerçekleşmiş gibi görünse de, Saramago bu ölümsüzlüğün nasıl devasa bir çaresizliğe dönüştüğünü sarsıcı bir ironiyle işliyor. Ölememek, hem arafta kalanlar hem de geride kalanlar için en büyük ıstırapmış; ölümün huzuru, bitmek bilmeyen acıların yanında bazen bir lütufmuş meğer. Düzen bozanların bu kaostan bile nemalanmaya çalışması insan doğasına dair inancımızı sarsarken, ölüm aniden geri dönmeye karar veriyor. Ancak bir şartla: Öleceğinizi sekiz gün önceden pembe bir mektupla bildiriyor. Hayatı yoluna koymak için verilen bu süre, aslında zihinsel bir işkence değil mi? En güzeli sonun vaktini bilmemek; çünkü insan asıl belirsizliğin içindeki o dehşetten korkar. Felsefi derinliği çok güçlü olsa da kitabın son kısımlarını zihnimde tam oturtamadım. Okuduğum Saramago eserleri arasında kurgusal olarak en az sevdiğim kitap olsa da, yaşam ve etik üzerine düşündüren bu "ziyafet" kesinlikle tadılmalı.