hakanay09
Kaşif
Aşkın, direnişin ve insanın iç dünyasındaki o sessiz çığlığın derinliklerine inen sarsıcı bir hikaye bu. Leyla ile Selim’in imkansızlıklar içindeki sevdası, bir ülkenin çalkantılı dönemleriyle iç içe geçiyor. Her sayfasında hem kalp hem vicdan sızlatıyor. Livaneli, aşkı sadece iki insan arasındaki bir duygu olarak değil; özgürlüğe, dayanışmaya, hatta umuda karşı verilen bir mücadele olarak anlatıyor. Kitapta en çok hissedilen şey “beklemek” eyleminin ağırlığı birini, bir umudu, adaleti ya da özgürlüğü beklemek leylanın sessiz direnci Selim’in düşüncelerle örülü iç dünyası öyle gerçek ki, okurken hem onların aşkına hem de ülkenin geçmişine tanık oluyorsun. Her mektup her cümle bir yara gibi ama aynı zamanda bir umut gibi duruyor. Livaneli’nin dili şiir gibi akıyor karakterlerin yaşadığı acı özlem ve inat neredeyse dokunulabilir. Bekle Beni yalnızca bir aşk hikâyesi değil aynı zamanda bir vicdan bir direnç bir insanlık romanı.