YsmnByk87
Üstat
Günahın Üç Rengi, iyilik ve kötülüğün kesin çizgilerle ayrılmadığını, insan ruhunun gri alanlardan oluştuğunu güçlü biçimde hissettiren bir roman. Kapaktaki elmalar gibi; her karakter farklı bir renge ve hikâyeye sahip ama hepsi aynı ateşin içinde yanıyor. Gülseren Budayıcıoğlu, günah kavramını yalnızca bir suç olarak değil; korkuların, çocukluk yaralarının ve bastırılmış duyguların sonucu olarak ele alıyor. Okudukça karakterleri yargılamaktan çok anlamaya başlıyorsunuz. Çünkü çoğu zaman yanlışların ardında kötülükten çok çaresizlik, sevilme ihtiyacı ve hayatta kalma çabası var. Kitap, okuru sessizce yargıç koltuğuna oturtup “Ben olsaydım ne yapardım?” sorusunu düşündürüyor. Hikâye bitse de vicdanla yüzleşme devam ediyor. Günahın tek bir rengi olmadığını, ona anlam verenin niyetlerimiz olduğunu hatırlatan etkileyici bir roman.