Seniha Safa
Kitapkurdu
İk sayfalarda şiirsel bir İstanbul’la başlıyor, ilerledikçe sakin manzaraların yerini polisiye tarzı bir gerilim alıyor. Heyecanın yanı sıra, karakterlerin hissettiği öfkeyi, hüznü hissediyor insan okurken. Halim ile Ferdi, başkarakterler diyebiliriz ama bu romanda yan karakterlere de oldukça rol verilmiş. Her karakterin ayrı olayı ve önemi var. Salt polisiye diyemeyeceğimiz bu romanda tadımlık aşk bölümleri de var. Kısa bir teknoloji göndermesi, yabancılaşma, çocukluk, çocukluğa duyulan özlem, merhamet ve toplumsal çürüme gibi temaların yerinde ve dozunda olması olaydan uzaklaşmanın önüne geçiyor. Ummadığımız insandan gelen kötülüğü burada da görüyoruz ama katilin bahçıvan çıkması gibi bir sondan daha ötesini hayal etmeli. Elinizden bırakmadan bitirebileceğiniz akıcılıkta. Ben bırakamadım. Dili de oldukça sade. Aile içi bağlar ve dostluklar, fotoğraflardan geçmişe dönüş, karakterin iç hesaplaşmaları, diyaloglar ve daha saymadığım teknikler başarılı bir şekilde kullanılmış. Tavsiyedir.