cengiz1234


İstedimki Alman Dili ve Edebiyatı okumuş biri olarak ben de Kafka üzerine birşeyler yazayım. Onun gibi olmamızı istemiyor Kafka. Bakın diyor eğer siz de dikkat etmezseniz, özgürlüğünüzü evinizde kullandığınız teknolojik olan veya olmayan aletlere kaptırırsanız siz de kendinizi bütün çağların en kötü hastalığı olan yalnızlığa saplanıp kalırsınız. Çevrenizi hissedin diyor Kafka, insanların yüzlerine bakın, gözlerinde kendinizi görün ve onlarla iç sorgulama yapmadan öylesine konuşun, ki bu dünyada aslana, kirpiye yada köpeğe bakıp ondan sevgi bekleyen ama yanıbaşında onunla konuşmak isteyen ve hemcinsine sırt çeviren o kadar çok insan var ki. Kafka kendi de anlayamıyor bu durumu ve o da aynı dertten muzdarip, öyle olmasaydı bu kadar sayfayı o olağanüstü edebi üslübuyla yazarmıydı. Belki de hiçbir didaktik amaç gütmemiştir, belki de sadece kendisi için yazmıştır, içine, kucağına düştüğü bu cehennemden sırf kendini kurtarabilmek amacıyla yapmıştır ama ne olursa olsun ondan birşeyler öğrenmeliyiz ve öğreniyoruz da. Alamn dilini en ince ayrıntısına kadar kullanmış olmasına karşın yapılan çeviriler de en az orijinalindeki kadar anlaşılır ve edebi değer sahibi. Yani Kafka çevirileri çevrilirken edebi değerinden bence hiçbir şey kaybetmiyor diyorum kitabı her iki dilde de okumuş biri olarak. Belki ben de aynı yalnızlığın pençesindeyim ama aynı konuyu ben yazmaya kalksam eminim sonradan ben bile tekrar okumam. O benim için ve birçokları için içinde buluınduğumuz durumları en açık taraflarıyla yazmış ve bizlere sunmuştur. Bize sadece bakmak ve hak vermek sonrada üzerine belki bir tuğla daha koymak kalıyor. teşekkürler Kafka