Muzosist
Üstat
Ülkü Demiray’ın Cümbezin Kızı romanı, kısa ama etkisi uzun süren, sarsıcı bir okuma deneyimi sunuyor. Kıbrıs’ın çalkantılı tarihini arka plana alarak ilerleyen hikâye, yalnızca bireysel bir dramı değil, sesi duyulmayan kadınların ortak acısını anlatıyor. Özellikle “satılan kızlar” meselesi, kitabın en vurucu ve unutulmaz yönlerinden biri. Yazarın şiirsel ve yer yer masalsı dili, anlatılan sert gerçeklerle güçlü bir tezat kurarak okuru derinden etkiliyor. Bu anlatım tarzı, hikâyeyi sadece bir roman olmaktan çıkarıp adeta bir ağıt, bir hafıza metni haline getiriyor. Her ne kadar bazı bölümlerde yoğun anlatım dikkat gerektirse de, bu dil kitabın atmosferini daha da çarpıcı kılıyor. Kısa olması ise hikâyenin etkisini azaltmıyor, aksine yoğunlaştırıyor. Okuduktan sonra zihinde ve kalpte iz bırakan, kolay kolay unutulmayan bir eser. Eğer tarihsel arka planı olan, duygusal ve düşündüren hikâyelerden hoşlanıyorsanız, bu kitap sizi fazlasıyla etkileyecek. Okuyunuz efendim.