Temelli Store
Kitapkurdu
"Palto" yalnızca bir hikâye anlatmıyor, okuru kendi iç dünyasıyla yüzleştiriyor. Yazarın dili sade ama derin; özellikle karakterlerin iç çatışmaları oldukça gerçekçi. Okurken bazı bölümlerde durup düşünme ihtiyacı hissediyorsunuz. Bir palto, eski, yırtık bir palto. Nikolay Gogol, basit bir paltoyla koca bir dünyayı yerle bir ediyor. Akakiy Akakiyeviç, sıradan, sessiz, kimsenin umursamadığı, aslında kimsenin kabullenmediği, fakat milyonlarca insanın yaşadığı hayatı yaşayan bir simge. Sıradan bir palto, ona sahip olabilmek için her şeyini veren biri için basit bir eşyadan çok daha fazlasına dönüşüyor: kimlik, onur, varoluş. Peki güç ve mevki sahipleri. Onlar için bir palto nedir ki? 'Değersiz' bir kayıp, Gogol'un kalemiyle suratımıza çarpıyor. Gogol aslında o paltoyla hepimize ayna tutuyor. Güç, mevki, statü. Son olarak "Palto" adlı eser için Fyodor Dostoyevski'nin meşhur bir sözü var. "Hepimiz Gogol'ün paltosundan çıktık."