Kerim BALABAN
Hezarfen
Kitabın 347 sayfasında güneye gidip bir insanca yaşayacakları bir kamp buluyorlar. Acaba kuzeye gidip orada iş varmış. Oraya gitselerdi hayatları nasıl olurdu demeden edemiyor insan. Rose’nın kampta konuştuğu kadın kısmını okurken ruhum kötülükle doldu kendimi kötü hissettim. Aklıma hemen her yerde olaylara kötü gözle bakan insanlar olduğunu hatırlattı. Kitap çok güzeldi. Kitap boyunca çaresizlik ve olumsuz hava hiç eksik olmadı. İnsan talihsizliklerinin ne zaman döneceğini düşündürttü. “Para kazanacağız da ne olacak?” dedi. “Asıl iş, aileyi dağıtmamakta. Çevrede kurt dolaştığı zaman inekler nasıl birbirlerine sokulurlar. Hepimiz sağ olarak burada bulunduğumuz zaman gönlüm rahat. Ama ailemizin dağılmasına gönlüm razı olmuyor. (208 sayfa) “Ben de biliyorum. Tıraş makinesine de ihtiyacım yok. İnsan gözü önünde böyle dizi dizi mal görünce, ihtiyacı olsun olmasın, canı çekiyor.” (491 sayfa)