Rosa Rosarum
Kitapkurdu
Korku ve gerilim türünde az rastlanan bir mücevherle karşı karşıyayız. Bazı kitaplar sizi korkutmaya çalışır. Bu öyle değil. Bu sizi korkutmaya çalışmıyor, korkutuyor! Çünkü klişe değil; çok daha sinsi, çok daha zeki bir yerden geliyor! Olaylar sizi hiç acele ettirmeden, yavaşça içine çekiyor ve fark ettiğinizde iş işten geçmiş oluyor. Bazı kanlı sahneler filme alınsa gerçekten rahatsız edici olabilir; ama asıl güç, tuhaf, tekinsiz bir atmosferden geliyor. Ürkünç sahneleri dokusu ve kokusuyla kuruyor bu kitap; bazen duyduğunuzdan, gördüğünüzden o kadar emin oluyorsunuz ki, başınızı kaldırıp sağa sola bakıyorsunuz. Tam yakaladım dediğiniz anda dağılan acayip şeyler oluyor oralarda... Sürekli bir tedirginlik hakim. Ne olacağını tam kestiremiyorsunuz ama iyi bir şey olmayacağını biliyorsunuz. Kesinlikle biliyorsunuz. Bu kitabı okuyup bitirebilirsiniz, ama o kafanızda asla bitmeyecek, hep orada olacak, gece vakti, ışıklar söndüğünde...