AYŞE  BAYRAKTAR ÇAKIR
Kaşif
Bazı kitaplar vardır…Sizi sadece bir hikâyeye değil, bir ruh hâline sürükler. Yakaza tam olarak böyle bir kitap. Sokakların soğuğunda büyüyen Toprak’ın hikâyesi, aslında sadece onun değil; görmezden gelinen herkesin iç sesi gibi. Bir kalemle başlıyor her şey… Ama bu kalem yazmıyor sadece— parçalıyor, yüzleştiriyor, dönüştürüyor. Bu kitapta: Aşk var ama masum değil. Hayatta kalma var ama bedelsiz değil. Gerçek var ama asla net değil. Ankara’nın gri sokaklarında gezerken, bir anda kendi zihninin karanlık köşelerine düşüyorsun. Ve en tehlikelisi şu: Okudukça Toprak’tan uzaklaşmıyorsun… ona dönüşüyorsun. En sevdiğim hissi: Gerçek ile hayal arasındaki o ince çizginin sürekli kayması. “Acaba bu yaşananlar gerçek mi, yoksa zihnin bir oyunu mu?” sorusu kitabın ruhuna işliyor.