YsmnByk87
Üstat
Kitabı bitirdiğimde uzun bir yolculuktan dönmüş gibi hissettim. Kısa ama yoğun bir hikâyeydi. Yazarın dili sade ama aynı zamanda büyülüydü. Özellikle o otelin atmosferi, mavi kubbeli oda, yağmurun sesi, eski eşyalar… hepsi sanki bir rüyanın içindeymişim hissi verdi. Baştan sona gizemli bir hava vardı. Ne tamamen rüya, ne de tamamen gerçek... Arada bir yerde gezindim hep. Her sayfada yeni bir anlam çıkıyor, bir sembol fark ediyorsunuz. Medusa kolyesi, bülbül kafesi, sarı elbiseli kadın derken sanki bilinçaltına açılan bir kapı gibiydi. Bazı yerlerde neyin ne olduğunu tam çözemediğim anlar oldu ama bence bu da kitabın büyüsünün bir parçasıydı. Okudukça kendi iç dünyana da dokunuyor. Özellikle zaman, hafıza ve yabancılık temaları beni çok etkiledi. Kısacası, az sayfalı ama etkisi uzun süren bir roman. Bitince hemen başka bir kitaba geçemedim. Hâlâ o otelin koridorlarında yankılanan bir sessizlik var içimde. ️