Zahide Akkuş
Üstat
Cengiz Aytmatov’un eserleri, güçlü tasvirleri ve usta anlatımıyla bozkırın sertliğini ve insan ruhundaki yansımalarını okuyucuya derinlemesine hissettirir. Bu kitapta ise bozkırın zorlu koşulları çok fazla ön plana çıkarılmamış; daha çok erkekleri savaşa gitmiş bir köyün geride kalan kadınları üzerinden hayatın gerçekleri anlatılmaya çalışılmış. Kısa olmasına rağmen oldukça sürükleyici bir anlatıma sahip. Askerdeki eşinin mektuplarında, saygı gereği yalnızca bir selamla andığı Cemile’ye köyde kalan erkeklerin yaklaşımı ve Cemile’nin onlara karşı tavrı, geleneksel toplum normlarıyla çelişiyor gibi düşünülebilir. Tüm bunların içinde, sessiz ve derinden filizlenen bir aşk hikâyesi okuru karşılıyor.