aygn.elif
Kaşif
Azdahak, gökte Ramazan hilalinin görülmesiyle başlayıp, yerde birilerinin başına çorap örülmesiyle açılan çarpıcı ve merak uyandıran bir hikâye sunuyor. Daha ilk sayfalardan itibaren okuru içine çeken bu başlangıç, yaklaşan büyük bir felaketin habercisi gibi ilerliyor. Halkın tanıklık ettiği sıra dışı olaylar; kutsal kitap sayfalarının yırtılması, gökyüzünde beliren kuyruklu yıldız ve art arda gelen uğursuz işaretlerle giderek yoğunlaşıyor. Tüm bu gelişmeler, müneccimbaşı tarafından “saltanat-ı seniyyeye hayır getirecek” şeklinde yorumlansa da, roman ilerledikçe her şeyin aslında bambaşka bir yöne evrildiği görülüyor. Beklenenle yaşanan arasındaki bu zıtlık, hikâyenin gerilimini sürekli canlı tutuyor. İskender Pala, Osmanlı’nın son dönemine ait atmosferi ustalıkla kurarken dili ağırlaştırmadan derinlik kazandırıyor. Tarihî dokuyla harmanlanan anlatımı sayesinde roman hem düşündürüyor hem de sürükleyiciliğini hiç kaybetmiyor.