Özgür Ruh
Kaşif
Bazı kitaplar okunmaz, hissedilir. Hamnet tam olarak böyle bir roman. Maggie O’Farrell, Shakespeare’in gölgesinde kalmış bir kaybı öyle incelikli anlatıyor ki sayfalar ilerledikçe hikâye zihinden çıkıp doğrudan kalbe yerleşiyor. Hamnet’ın o ilk sahnedeki telaşı, annenin yıllar boyu taşıdığı “ya eve daha erken dönseydim?” sorusu ve görünmeyen bir acının aileyi yavaş yavaş sarması beni derinden etkiledi. En çok da romanın yas duygusunu anlatış biçimini sevdim. Gürültülü bir trajedi değil, içten içe büyüyen sessiz bir kırılma var. Özellikle anne karakterinin pişmanlığı ve çaresizliği çok gerçek hissettirdi. Shakespeare’in *Hamlet* eserine bambaşka bir yerden bakmak da çok etkileyiciydi. Bir oyunun ardındaki kişisel acıyı düşünmek, metni daha da sarsıcı kılıyor. Dil çok zarif, atmosfer çok yoğun. Bazı cümlelerin üzerinde uzun süre durup düşündüm. Benim için uzun süre etkisi geçmeyecek kitaplardan biri oldu.