Koşmasaydım Yazamazdım
Koşmasaydım Yazamazdım Ürüne Git
Özgür Ruh
Kaşif
Bazı kitaplar bir yazarın eserlerini değil, zihninin çalışma biçimini anlatır. Özellikle yazan, düşünen, akademik üretim yapan herkesin kendinden bir şey bulabileceği bir metin. Murakami’nin yazmak ile beden disiplini arasında kurduğu ilişki çok etkileyici. Özellikle “yaratıcılığın içindeki zehir” metaforu uzun süre zihnimde kaldı. Yazarlığın yalnızca ilhamla değil dayanıklılıkla, tekrar ile ve sessiz bir sabırla kurulduğunu çok sade ama güçlü bir dille anlatıyor. Koşu burada sadece fiziksel bir eylem değil; zihni terbiye eden, yazının ritmini oluşturan bir pratik gibi. Bir romanın masa başında değil bazen kilometreler boyunca adım adım kurulduğunu hissettiriyor. En çok sevdiğim yanı, Murakami’nin kendisini idealize etmeden anlatması oldu. Kendini “utangaç biri” olarak tanımlaması, yazma sürecindeki kırılganlıklarını ve disiplinini dürüstçe paylaşması kitabı daha samimi kılıyor. Bazen yazmak da uzun bir koşu gibi; hızdan çok süreklilik isteyen bir yolculuk.