Cansu Özmen
Üstat
Tren Düşleri, Denis Johnson’ın sade ama çarpıcı anlatımıyla, bir insanın koca bir ömre sığan yalnızlığını ve dönüşümünü etkileyici bir şekilde sunuyor. Aslında tren yollarının genişlemesiyle birlikte doğa ve insan arasındaki bağın yavaş yavaş çözülmesi, metnin en güçlü arka planlarından birini oluşturuyor. Grainier’ın yaşadığı kayıplar ve içsel yalnızlığı, abartıya kaçmadan ama derin bir duyarlılıkla aktarılıyor. Yazarın dili yalın olmasına rağmen her cümlede yoğun bir anlam hissediliyor. Kısa bir metin olmasına rağmen insanın varoluşuna, geçmişle kurduğu bağa ve kaçınılmaz değişime dair kalıcı izler bırakıyor. Özellikle doğa tasvirleri ve zamanın akışına dair sezdirilen melankoli, kitabın atmosferini unutulmaz kılıyor.