Cansu Özmen
Üstat
Dokunmadan, Nermin Yıldırım’ın suçluluk, dokunma ve geç kalma kavramları etrafında kurduğu yoğun bir anlatı. Roman, bir ölüm ihtimaliyle açılarak insanı hayatına dönüp bakmaya zorluyor; büyük ideallerden çok küçük anların kıymetini düşündürüyor. Adalet’in çocukluktan taşıdığı suçluluk, olaydan çok insanın kendine verdiği hükmün ağırlığını hissettiriyor. Romanın merkezinde ise “dokunmak” var: Birine yaklaşabilmek, sevmeye cesaret etmek ve incinmeyi göze almak. Geçmiş kırılmalar, Adalet’i hem insanlara hem hayata mesafeli kılıyor. Susmak, söylenmeyenler ve yapılmayanlar da metinde güçlü bir yer tutuyor. Aynı zamanda bir arayış hikâyesi: geçmişle yüzleşme ve kendini affetme çabası. Finale doğru, hayatın kıymetini çoğu zaman geç fark ettiğimiz hissi ağır basıyor. Şiirsel ve metafor yüklü dil yer yer yorucu olsa da tematik derinliği etkileyici. Sonunda şu duygu kalıyor: Dokunmamak insanı korumuyor, eksik bırakıyor.