Fatma Çiçek
Hezarfen
Algernon'a Çiçekler’i bitirdiğimde içimde garip bir boşluk kaldı. Charlie’nin hikâyesi sadece zekâyla ilgili değil; insan olmanın, anlamanın ve hissetmenin ne kadar ağır olabileceğini anlatıyor. Zekâsı arttıkça dünyayı daha net görmesi, ama bunun beraberinde yalnızlığı ve acıyı getirmesi gerçekten çok sarsıcıydı. En çok düşündüren şey şu oldu: Mutluluk bilmekte mi, yoksa bazen bilmemekte mi saklı? Charlie’nin baştaki saf mutluluğu, yerini farkındalığın getirdiği yalnızlığa bırakıyor. Algernon’la kurulan paralellik ise hikâyeyi daha da derinleştiriyor. Bu kitap bana şunu hissettirdi: Zekâ geçici olabilir ama bir insanın kalbi ve niyeti kalıcıdır. Okuyup bitirdikten sonra etkisi kolay kolay geçmeyen, insanın içine dokunan bir hikâye.