Veysiye Yavuz
Kitapkurdu
İskender pala’nın tarih anlatısı ile alegoriyi aynı potada eritme çabasının bir örneği. roman, adını doğu mitolojisindeki zulmün ve bitmeyen şiddet döngüsünün sembolü olan “azdahak” figüründen alıyor; hikâye de tam olarak bu döngünün etrafında şekilleniyor. başlangıç noktası 16. yüzyıl istanbul’u olsa da kitap, klasik bir tarih romanı gibi ilerlemiyor. daha çok “insan neden sürekli bir kurtarıcı bekler?” sorusunu farklı zamanlar ve mekânlar üzerinden kurcalıyor. zulüm, iktidar, korku ve umut temaları iç içe geçiyor; geçmiş anlatılırken aslında bugüne epey laf sokuluyor. pala’nın diline aşina olanlar için sürpriz yok: bol sembol, bol gönderme, yer yer ağırlaşan ama dikkatli okur için karşılığını veren bir anlatım. hikâye net bir olay örgüsünden ziyade düşünsel bir hat üzerinde ilerlediği için, “aksiyon arayan” okuru yer yer zorlayabilir.