Stefan Zweig’ın bu etkileyici eseri, yaşlı bir profesörün gençliğinde hayranlık duyduğu hocasıyla olan entelektüel ve duygusal gerilimlerle örülü bağını merkeze alarak, bastırılmış arzuların, içsel çatışmaların ve hayranlık ile tutku arasındaki o ince çizginin ruhsal derinliğini ustalıkla analiz eder.