Tuğba Ekin aydın
Kaşif
Ella, 40 yaşında, iyi bir eş ve anne olarak düzenli bir hayat sürerken bir yayınevinde asistanın asistanı olarak işe başlar. İlk görevi ise yeni bir yazara ait Aşk Şeriatı adlı romanı okuyup rapor hazırlamaktır. Tasavvuf konulu bu kitabı isteksizce okumaya başlar… Ama nereden bilebilirdi ki bu hikâye onun hayatında köklü değişimlerin kapısını aralayacak? Bu eser, roman içinde roman kurgusuyla hem bugünü hem geçmişi okutuyor. Bir yanda Ella’nın hayatı, diğer yanda Şems ile Mevlânâ’nın derin dostluğu ve ilâhi aşk yolculuğu… Yıllarca adını bir “aşk romanı” sanıp okumayı ertelediğim ama aslında içinde ilâhi aşkı, sufi bilincini ve tasavvufu barındıran; Mesnevi’nin ruhunu ve Şems ile Mevlânâ’nın bağını hissettiren bir eserle karşılaştım. Okurken düşündüren, düşündürürken hissettiren ve insanı kendine sorular sorduran bir kitap oldu benim için. Bazı kitaplar anlatılmaz… okunur .