seladam88
Kitapkurdu
Kralın Laneti, yüzeyde sade bir hikaye gibi görünse de derine indikçe insanın iç dünyasını, iyilik–kötülük sınırını ve vicdan kavramını sorgulatan oldukça yoğun bir roman. Will Heinrich bu eserinde büyük olaylardan çok, bireyin iç çatışmalarına odaklanıyor. Romanın merkezinde Joseph adlı yalnız bir adam var. Joseph geçmişte ressam olmayı istemiş, fakat bu hayalini yarım bırakıp hukuk alanına yönelmiş biri. Hayatında birçok kopukluk var: sanatı bırakmış, duygusal olarak içe kapanmış ve toplumdan uzaklaşmış. Bir miras sayesinde kuzeyde, küçük ve ıssız bir kasabaya yerleşmesiyle hikaye başlıyor. Yazar bu ıssız kasabayı bana göre özellikle seçiyor, yarattığı karakterin içindeki boşluğu ve yalnızlığı doğayla çevrili ama insanlardan uzak bir ortamla yansıtıyor. Klasik bir olay romanından çok, insan ruhunu inceleyen psikolojik bir anlatı. Bana göre kitap şunu söylüyor: İnsan kendi içindeki boşlukla yüzleşmeden başkalarını “kurtarmaya” kalkarsa, farkında olmadan yeni yaralar açabilir.