SihirliFlut
Hezarfen
Okurken kendimi hem gotik bir atmosferin içinde hem de zekice kurgulanmış bir polisiye hikâyenin ortasında buldum. Daha ilk sayfalardan itibaren kasvetli hava, West Point’in sert ve soğuk ortamı beni içine çekti. Cinayet soruşturmasının arka planında ilerleyen hikâye, sadece bir suçun çözülmesinden ibaret değil; aynı zamanda karakterlerin iç dünyalarına doğru karanlık bir yolculuk. En çok hoşuma giden şey, emekli dedektif Landor ile genç Edgar Allan Poe arasındaki dinamik oldu. Poe’nun hassas, gözlemci ve biraz da melankolik hali hikâyeye farklı bir derinlik katıyor. Onun düşünce yapısını ve olaylara yaklaşımını okumak oldukça keyifliydi. Yazarın dili ağır değil ama atmosferi çok güçlü; sanki her sahnede puslu bir hava var. Kitap boyunca gerilim yavaş yavaş artıyor ve olaylar çözülmeye başladıkça taşlar yerine oturuyor. Final kısmı ise beni gerçekten şaşırttı. Beklemediğim bir şekilde bağlandı ve dönüp bazı detayları tekrar düşünmeme neden oldu.