Emine Yazgan
Üstat
Cesur Yeni Dünya’yı okurken hem büyülenmiş hem de ürpermiş hissettim. Aldous Huxley, distopik bir geleceğin kapılarını öyle zekice, öyle keskin ve korkutucu bir gerçekçilikle aralıyor ki… Mutluluğun bedeli, özgürlüğün yokluğu, bireyselliğin silinişi ve teknolojinin insan ruhunu nasıl esir aldığı üzerine muazzam bir sorgulama. Her satırda “Bu gerçekten olabilir mi?” diye düşündürüyor, bazen gülümsetiyor bazen de tüylerinizi diken diken ediyor. Klasik olmasının yanı sıra bugün hâlâ ürkütücü derecede güncel. Okuduktan sonra hem dünyaya hem kendi hayatımıza çok daha dikkatli bakıyorsunuz. Mutlaka okunması gereken başyapıtlardan!