55unal
Hezarfen
Mutsuz vahşilerin o noksansız, ölümcül ilgisizliğiyle, bana göz ucuyla bile bakmadan, yirmi santim kadar yanımdan geçtiler. Bu ham maddenin arkasından da kurtarılmışlardan, duruma egemen yeni güçlerin yaratıklarından biri, tüfeğini ortasından tutmuş, umutsuzca yürüyordu. Üstünde bir düğmesi kopmuş bir üniforma ceketi vardı ve patikada bir beyaz adam görünce tüfeğini çevik bir hareketle omuzuna kaldırdı. Sıradan bir önlemdi bu, çünkü bütün beyazlar uzaktan birbirlerine benzedikleri için benim kim olabileceğimi anlaması olanaksızdı. Ama hemen emin oldu kimliğimden, geniş, bembeyaz, bıçkın bir gülümseyişle ve emanetlerine bir göz atarak beni de yüce güvenine ortak etti. Ne de olsa, ben de bu ulu davanın yüce ve haklı etkinliklerinin bir parçasıydım. (s:28)