Emine Yazgan
Üstat
Postane Günlükleri’ni okurken kendi hayatımın rutinlerine, seçimlerine ve “acaba başka türlü olabilir miydi?” sorularına öyle yakından dokunulmuş hissettim. Vigdis Hjorth, modern hayatın yalnızlığını, tekrar eden günlerini, aşkı, dostluğu ve anlam arayışını günlük formatında, keskin ama sıcak bir üslupla anlatıyor. Ellinor’un iç dünyası üzerinden neoliberal dünyanın bireyi nasıl yorduğunu, tutkuları ertelemeyi ve cesur seçimler yapmanın bedelini öyle incelikli işliyor ki… Hem hüzün hem de derin bir nefes aldıran, umut veren bir roman. Okuduktan sonra hem kendinizi hem de çevrenizdeki ilişkileri biraz daha dikkatli sorguluyorsunuz. Miras’tan sonra Hjorth’un kalemi yine kalbime dokundu, kesinlikle tavsiye ediyorum!