Önder Ercan
Üstat
Otoriter yönetimler teması çerçevesinde okuduğum kitaplardan biri oldu. Romanda kazılan çukur, görünürde geleceğin mutlu, huzurlu ve kolektif toplumunun temeli için açılıyor. Ancak ilerledikçe bu çukurun aslında bir mezara dönüştüğünü ve hayal edilen amaca hiçbir zaman ulaşılamadığını görüyoruz. Metinde, Sovyetler Birliği’nin kolektivizasyon sürecine açık bir gönderme hissediliyor. İnsanların idealler uğruna nasıl öğütüldüğüne tanıklık ediyoruz. Platonov, “gelecek adına bugünü yok etmek” düşüncesini sert ve sarsıcı bir biçimde sorguluyor. Dili oldukça yoğun ve yer yer okuru zorlayan bir yapıya sahip. Buna rağmen, ortaya koyduğu düşünsel derinlik nedeniyle bu zorluğun fazlasıyla karşılığını verdiğini söyleyebilirim.