Zehra Dağüstün
Üstat
Bu roman, insan ve doğa arasındaki iletişimin sınırlarını zorlayan bir biyografik kurgu, Sel Yayıncılık’tan bu hafta okuduğum “Babam Hakkında Bir Yalan”dan sonra ikinci biyografik stilde roman oldu. Ama tabi bu kitapta kurgu var. Yazarımız, Howard’ın yaşamı üzerinden modernizmin getirdiği o 'sosyal mecburiyetler' duvarını yıkıyor. Kuşlar sadece birer gözlem nesnesi değil, birer kişilik. Kitap boyunca kuşlarla kurulan o sessiz bağ, aslında insanın kendi iç sesini bulma yolculuğuna dönüşüyor. Okurken sadece kuşların zekasına ve diline hayran kalmıyorsunuz; aynı zamanda tek başına, özgür ve tutkulu bir hayat sürmenin güzelliğini de keşfediyorsunuz, kapak bu açıdan kitapla acayip uyumlu olmuş. Bilimsel bir merakın sanatsal bir duyarlılıkla birleştiği, edebiyatın en 'kanatlı' hallerinden biri.