tubiiiikkk
Kaşif
Bir tefekkür biçimi olarak roman türü üzerine eğitim aldığım bir döneme denk gelen enfes bir okuma serüveniydi bu kitap. Zira yazarımız, insanı insan yapanın -şahsiyetinin ve mevcudiyetinin- ancak bir zihinde kendisine dair kalan şemalarda olduğunu, en keyif aldığım yazar üslubu olan “edebiyat yapıyorum bakın” çığırtkanlığı yapmadan, dupduru ve vurucu bir dille gerçek bir sanatla edebiyat parçalayarak yapıyor. Yönelttiği sorular, geçmişin izlerinin kimliğimizdeki derin yerine dair sorgulamalar insanı alıp tefekkür ettirecek derin felsefe odalarına alıyor adeta. Gospodinov’u çok sevdim, sırada Hüznün Fiziği olacak.