​ExpectoPatronum
Kaşif
Kitap bittiğinde hissedilen o yoğun iç karartıcı hava, aslında yazarın başarısının kanıtı. Hikaye, "dindarlık" ve "koruma" kisvesi altında bir annenin kontrol tutkusunun nasıl bir hapishaneye dönüştüğünü, zayıf bir babanın ise bu yıkımı pasifçe izleyerek nasıl suç ortağı haline geldiğini ustalıkla işliyor. ​Geleneksel rollerin aksine annenin baskıcı, babanın ise silik figürler olması, kızların kaçış yollarını tamamen tıkıyor. Evin fiziksel çürümesi, ailenin zihinsel ve ruhsal çöküşünün bir aynası niteliğinde. En acısı ise mahallelinin bu dramı bir film izler gibi uzaktan, röntgenci bir merakla takip edip müdahale etmemesi. Toplumsal körlük ve aile mahremiyeti duvarı, bu trajedinin asıl mimarları. İntiharların bireysel bir seçimden ziyade, nefes alamayacak hale getirilen genç ruhların toplumsal baskıya ve otoriteye verdiği en sert, en sarsıcı tepki olduğunu görüyoruz. Hafızalardan silinmeyecek kadar puslu ve hüzünlü bir başyapıt. Filmi de izlenecekler arasında.