selinanter
Hezarfen
Boşluk, ilk bakışta bir çocuk kitabı gibi görünse de aslında yaş sınırını aşan, duygusal katmanı güçlü bir hikaye. Anna Llenas, Julia adlı karakter üzerinden eksiklik, kaybın yarattığı boşluk ve bununla baş etme biçimlerimizi anlatıyor. Başlarda Julia’nın içindeki boşluğu doldurma çabası, modern insanın en otomatik refleksini açığa çıkarıyor: rahatsız edici duyguları hızla bastırmak, yok saymak, kontrol etmek. Ancak hikaye ilerledikçe şuna evriliyor: bazı boşluklar doldurulmaz; insan onları taşımayı öğrenir ve ancak böyle dönüşür. Çizimler sade ama sembolik; özellikle boşluğun canlı bir varlık gibi resmedilmesi, duyguyu soyuttan çıkarıp somut hale getiriyor. Bu da kitabı hem çocuklar hem yetişkinler için okunabilir ve etkileyici kılıyor. Ben okurken üzerinde düşünmeye açık pek çok şey buldum ve kitabı çok sevdim.