Burcu Akpınar
Üstat
Genç Adam, hafızanın ne kadar kişisel ama aynı zamanda ne kadar mesafeli olabileceğini hissettiren kısa ama yoğun bir anlatı. Zamanın geri çevrilemezliği, bedenin ve arzu duygusunun yıllar içindeki değişimi, neredeyse klinik bir açıklıkla ama duygudan kopmadan aktarılıyor. Okurken bir “anıyı hatırlamak”tan çok, o anıya dışarıdan bakmanın soğukluğunu ve açıklığını birlikte hissediyorsunuz; bu da metni sade görünmesine rağmen oldukça çarpıcı kılıyor.