55unal
Hezarfen
'İşte sizleri rahatsız ediyor, içinizi parçalıyor, ev halkına uyku uyutmuyorum. Uyumayın, hepiniz her an, dişlerimin ağrıdığını duyun. Artık karşınızda ilkin görünmek istediği gibi bir kahraman değil, sadece miskin, şirret bir adam var. Pekâlâ, öyle olsun! Foyamı meydana çıkardığınıza memnunum. Pis pis dırlanmalarımı dinlemekten içinize fenalıklar geliyor, öyle mi? Gelsin, ben de sesimi değiştirip büsbütün berbat bir makam tuttururum' diyen; ıstırap ve umutsuzlukta sonsuz zevkler bulan, acı olmadan idrakin mümkün olmadığını düşünen; refah, servet, hürriyet, rahatlık gibi toplumca kabul gören çıkarlara sırt çevirmiş; Dostoyevski'nin bu en geveze ve fazlasıyla karanlık yeraltı adamının hikayesi şu iddialı sözlerle nihayet buluyor: Ben kendi hayatımda, sizin cesaret edemeyip yarıda bıraktığınız şeyleri sonuna kadar götürdüm, o kadar; üstelik siz tabansızlığınıza sağduyu diyor, böylece kendi kendinizi aldatarak avunuyorsunuz. Buna göre ben sizden daha ‘’canlı’’yım.