Aegrine
Kitapkurdu
Seray Şahiner’in okuru sarsarak içine alan romanlarından biri. Kitabı okurken sanki karşımda biri oturmuş da başına gelenleri hiç filtresiz anlatıyormuş hissine kapıldım. Ülker Abla; şiddet görmüş, kaçacak yeri kalmamış ama yine de ayakta kalmaya çalışan bir kadın. Hastanede refakatçilik yaparak hayata tutunma çabası, hem trajik hem de yer yer kara mizahla anlatılıyor. En çok etkilendiğim yönü, dilinin samimiyeti oldu. Argo, sert ama sahici; karakterin yaşadıklarını yumuşatmadan aktarıyor. Ülker Abla’nın iç sesi, çoğu zaman güldürürken bir sonraki satırda boğaz düğümletebiliyor. Bu zıtlık kitabı güçlü kılıyor. Roman, kadına yönelik şiddeti ajite etmeden ama açıkça göstererek anlatıyor. Okurken “bu sadece bir hikâye değil” duygusu hiç kaybolmuyor; çünkü Ülker Abla her yerde karşımıza çıkabilecek bir karakter. Kısa, akıcı ve çarpıcı bir roman; bitince insanın içini uzun süre kurcalıyor.