Tuğba Ekin aydın
Kaşif
Üç kuşağın hikâyesinin anlatıldığı, duygu yüklü bir kitap… Malma İstasyonu’na giden üç yolcu, geçmişlerini sırtlarında taşıyarak bir yolculuğa çıkıyor. Geçmiş ve şimdiki zaman arasında gidip gelen; her karaktere ayrı ayrı bölümler verilerek ustaca harmanlanmış bir kurguya sahip. İstenmeyen bir çocuk olarak büyüyen Harriet’in çocukluğu, anne babasıyla olan ilişkisi ve kendi çocuğuna aktardığı travmalar oldukça sarsıcıydı. Bana göre insan, alamadığı sevgiyi başkasına da veremiyor. Harriet’in kızına yaşattıkları da tam olarak buydu sanırım. Beni en çok etkileyen iki cümle ise: “Çocuğunuzu ne zaman kaybedersiniz?” ve “Sıcak bir yaz günüydü. Altı yedi yaşlarındaydım. Annem işteydi ve ben bütün gün güneşin altında yatıp tüm vücudumun güneş yanığı olmasını istedim.” * “Neden?” -“Çünkü annemin eve geldiğinde bana krem sürmesini istiyordum. Eğer güneş yanığı olursam, onun dokunuşunu hissedebilecektim.”