Sena Özbek
Kitapkurdu
Mental olarak kendimi kötü hissettiğim bir dönemde, (ülkece) Aylin Balboa’nın kaleminden dökülen sözler bana yalnız değilsin hissini verdi. Sanki aynı yerden konuştuğum, aynı acıları paylaştığım bir dostla dertleşiyordum; hatta daha da ötesinde, bir terapide çayımı yudumlarken sustuğum yerleri onun cümleleri tamamlıyordu. İçimde biriken, adını koyamadığım o ağırlık ,kelimelerinde şekil buluyor, hafifliyordu. Bazen bir satırın altını çizip uzun uzun bakıyordum; çünkü orada sadece bir yazarın değil, benim de hikâyem vardı. Sanki biri gelip “bu hislerin geçersiz değil” demişti bana. Ve o an yine anladım ki insan en çok, anlaşılınca iyileşmeye başlıyor. Kitabın etkisinden kolay kolay çıkamayacağım. Çok sevdim, kalbimde en güzel raflardan birine yerleştirdim. Balboa'nın kendine has, yer yer gülümseten ama tam da can yakacağı yerde duran kalemiyle kendi dünyamdan uzaklaşıp yine kendime döndüm. durup düşündüren satırları, “ben de böyle hissediyorum” dediğim anları…