Tolga Altıntaş
Kitapkurdu
İçeriğe geçmeden ufak bir detayla başlamak İskender Pala’nın biçimsel zarafetine örnek olacaktır. Kitapta her bölümün son cümlesi diğer bölümün baş cümlesini oluşturuyor. Bu durum “koşma” denen nazım şeklinin bir türü olan “zincirli veya zincirbend” koşmaya örnektir. Dolayısıyla yazar, kitaptaki bölümleri zincirlerken bizi de adeta o zincirin halkalarından birisi yapıyor. İskender Pala’nın geçmiş eserlerinde olduğu gibi güçlü kurgu bu eserinde de baştan sona hissediliyor. 2. Mahmut devrinin önemli olaylarından kabul edilen “Vaka-i Hayriye” sonrasında yaşanan kargaşa ve gerginliğin gölgesinde bir soygun planını okuyoruz. Üstelik her bölüm farklı bir karakterin anlatımıyla. Bu durum da karakterleri içselleştirmemizi sağlıyor. Bölümden bölüme soygun anına gitmek, kahramanlarımızın sonunun nereye varacağını bilmek ihtiyacıyla çırpınırken buluyoruz kendimizi. Klasik İskender Pala öğretisi ile de final yaşanıyor. Kısacası sıcacık bir romandı. Bu yüzden önerimdir. Kitaplarla kalın.