Seda Karli
Kitapkurdu
Kitabın kapağını açtığınız an, bildiğiniz tüm kavramları; zamanı, inançları, isimleri ve coğrafyayı kapının dışında bırakmanız gerekiyor. Çünkü Esera adlı puslu bir şehirde, yazarın ilmek ilmek sıfırdan yarattığı bir evrendeyiz. Başkarakterimiz Astan'ın çalıştığı inşaatta bulduğu tuhaf, altın yaldızlı bir eşya ile başlayan hikaye, bizi sadece fiziksel bir koşturmacanın içine değil, aynı zamanda ciddi bir toplumsal uyanışın tam ortasına bırakıyor. Özellikle hikayedeki direniş figürü ve halkı uyandırmaya çalışan o gizemli karakterin felsefesi, aklın katı sınırlarıyla kalbin sezgileri arasındaki o kadim çatışmayı harika bir şekilde işliyor. Yazarın çevirmen geçmişinden gelen o kelime işçiliği ve edebiyat bilgisi, metne inanılmaz masalsı ama bir o kadar da derin bir tat katmış. Kendi dünyanızı hep güzelleştirdiğiniz, hayal gücü yüksek okumalar dilerim!