Gülseren Çakir
Üstat
Tepsideki Melek ile Esra Kahya, okuru büyülü gerçeklik ile psikolojik-modern anlatının iç içe geçtiği bir dünyaya davet ediyor. Güliş, Nevra ve “iki kere anne” olarak anılan Zehra; üç kuşak kadının iç içe geçmiş acılarını taşıyor. Bu hikâyede ölüm, onların hayatına en derin izi bırakan unsur. Kayıplarını gömmeyi beceremeyen Nevra, kızı Güliş’i de yavaş yavaş kaybettiğini fark etmiyor. Neyse ki Zehra var; atalarından taşıdığı aşkı güçlü bir şekilde varlığında barındıran bir kadın. Bu sevgiyi kızına da aktarmak istemiş, ancak damadı Aydın tüm aile için bir imtihana dönüşmüş. Metin, alıntılık cümlelerle dolu; duygusal yükü ağır ve bilinç akışıyla dökülen hisler okuru içine çekiyor. Ancak bu tür anlatıların zaman zaman tekrara düşmesi ve uzatılmışlık hissi yaratması burada da kendini gösteriyor. Yer yer kara mizaha yaklaşan ton ve yoğun iç döküş, bazı okurlar için yorucu olabilir. Yine de genel olarak iz bırakan, etkisi okuma sonrasında da devam eden bir roman.