"'Başarı ne sence?' diye sordu çocuk. 'Sevmek' dedi köstebek."
Ah. Ne tatlı, ne tatlı bir kitapmışsın sen sevgili "Çocuk, Köstebek, Tilki ve At" ya. Bu kitabı 2022'ye girerken canım Tuğçe Arslan hediye etmişti bana, daha doğrusu Dünya'nın hediyesiydi, onun ağzından yazdığı aşırı tatlı bir not ile vermişti. Vakti gelmemişti ki bekledim de bekledim, geçen gün elim gitti kendisine, okudum, kitabı kucaklamak istedim.
Hep diyorum, biz yetişkinler daha sık çocuk kitabı okumalıyız diye ve her çocuk kitabı okuduğumda hayıflanıyorum çocuk kitaplarına yeterince vakit ayırmadığım için. Çok naif, çok gerçek bir bilgelik gizli bazı çocuk kitaplarında çünkü.
Bilgelik demişken, kitabı okur ve yumuşacık olurken yer yer kafamın karıştığı da oldu. Bu kitaptakine benzer bazı cümleleri "ilham verici alıntılar" filan türü instagram hesaplarında görünce tüylerim diken diken oluyor, sinirleniyorum da bu kitapta neden ikna oldum diye düşündüm. Neden oralardakiler “cheesy” zırvalıklar, buradaki bilgelik gibi geliyor acaba? Sanırım buradakinde bir gerçeklik sezinlediğim için. Çocuğun doğayla ve yol arkadaşı hayvanlarla ilişkisi çok gerçek geldi; o cümleler, o bağlamın içinde çok yalın, çok kendiliğinden söylenmişti, o sayede bana nüfuz etti.
Yani bağlam önemli hakikaten. Bir de tabii çizimler. Onlar ne güzel çizimlerdir ya.
Çok sevdim neticede. Arada açıp içinde kaybolup yumuşacık olmalık bir kitap kendisi. Kendisinden uyarlanmış bir minik kısa film de var.
Şununla bitsin: "Sahip olduğumuz en büyük özgürlüklerden biri, olaylara nasıl tepki verdiğimizdir."