potansiyelini hayata geçirmeyi reddeden bir erkek tipolojisi
"(İnsanların yaptığı) espriler ve ardından gelen beklenti dolu bakış arasındaki bağlantı Singer'e korkunç bir yakınlaşma duygusu bahşediyordu, oysa o bunu istememişti ve böyle bir şeyin parçası olmayı yaşamı pahasına reddediyordu."
Çağdaş Norveç edebiyatının ünlü isimlerinden Dag Solstad'ın okuduğum ilk kitabı oldu T. Singer ve maalesef ki sevemedim. İskandinav edebiyatından bugüne dek okuduğum her şeye pek bayılmıştım oysaki, şaşkınım. Sanıyorum Solstad'a Mahcubiyet ve Haysiyet ile başlamalıydım. (Kimse bana Nereden Başlamalı videosu çekmiyor ki...)
Neyse, şöyle: yukarıdaki alıntıda okuyabileceğiniz gibi biri olan Singer'in sıradan, olaysız, yavan hayat öyküsünden müteşekkil bu kitap. Singer bitmeyen bir varoluş sorgulaması içinde, hayata tutunmayan (tutunamayan değil bence), bir türlü gerçek bir aidiyet hissedemeyen bir abimiz. Kendisinin 30lu yaşlarından 50lerine dek yaşadıklarını ve daha ziyade bunlar yaşanırken zihninden geçenleri okuyoruz kitapta.
Ana karaktere yakın hissedememek her zaman okuru zorlar, ana karaktere sinir olmak ise okuru bambaşka sıkıştırır malum. Gelin görün ki Singer'in kendisinden hiç ama hiç hoşlanmadım. (En son Orwell'in Aspidistra'sının kahramanı Gordon'a böyle bilenmiştim, unutmam.) Böyle bir tipoloji var gerçekten: mutsuz, durmaksızın bir anlam arayan (ve aslında derdi o anlamı bulmak olmayan), hiçbir şeye tutunmayan, kendi dahil kimseye iyi gelmeyen, öylece sürüklenen, potansiyelini hayata geçirmeyi reddeden bir erkek tipolojisi. (Evet, bence bunların çoğu erkek.) Hayatına girdikleri kimseye bir hayrı dokunmayan bu adamların yüceltilmesine zerre tahammülüm yok benim. Solstad Singer'i yüceltiyor mu peki, eh, bence biraz evet, ama zaten anlamaya ve anlatmaya çalışması bile benim için asap bozucuydu.
Notodden adlı şehrin kurulma öyküsü, romancılığa dair notlar ve aralarda karşıma çıkan ölüme, aşka, hayata dair birkaç bölümün özgünlüğünden ve gücünden Solstad'ın epey iyi bir yazar olduğunu sezebildim ama kitabın bunlar haricinde kalan bölümleri maalesef hiç keyif vermedi. Yine de Solstad mesaim sürecek, bakalım belki zamanla sevişiriz.