Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Evet çok güzel ve incelikli yazılmış metinler bunlar.
"Ben insanlar hakkında hissedebileceklerinizin limitini keşfettim. Bir şey daha keşfettim, o da şu ki seks ile aşkın birbiriyle hiç alakası yok. Sadece bazen bir tesadüf olarak bir araya geliyorlar. Bu tesadüfün sürüp gideceğine inanıyor, o yüzden de evleniyorsunuz." İngiliz dilinin en iyi öykücülerinden kabul edilen Kanadalı yazar Mavis Gallant'ın Paris Öyküleri kitabı, sıradan bir öykü kitabından çok daha fazla emek ve mesai isteyen bir eser okurdan. Bir kere öyküler hem yoğun, hem uzun; her biri birer küçük novella gibi düşünülebilir. Yazarın kendisi şöyle söylüyor: "Öyküler roman bölümleri değildir. Sanki birbirlerini takip edecek gibi arka arkaya okunmamalıdır. Birini okuyun. Kitabı kapatın. Başka bir şey okuyun. Sonra geri gelin. Öyküler bekleyebilir." Buna birkaç açıdan itiraz etmek istiyorum. Evet, öyküler roman bölümleri değildir ve öyle hissettirmemelidirler - bana kalırsa bir öyküyü bitirip diğerine geçtiğinizde bambaşka bir evrende bulmalıdır okur kendini. Bambaşka kişiler, bambaşka biçimlerde konuşuyor olmalıdır. Yazar sizi alıp götürmeli, bir öncekinden çok başka bir dinamiğin içine sürükleyebilmelidir. Böyle olunca da arka arkaya okumak veya okumamak tercihi size kalır ama arka arkaya da okusanız bir romanı takip ediyor gibi hissetmezsiniz. Bu kitapla temel derdim burası oldu sanırım. Evet çok güzel ve incelikli yazılmış metinler bunlar, Gallant müthiş bir gözlemci, bazı detayları çok iyi yakalıyor ve dili gayet lezzetli ama işte - her öyküde birbirine benzeyen insanları okudum gibi hissediyorum. Hem benzer meslekler (bol bol yazar ve ressam var kitapta), hem benzer konuşan karakterler. Bu nedenle okudukça birbirine girdi her şey. Evet yazarın önerdiği biçimde okusam böyle olmayacaktı muhtemelen ama buna mecbur olmamalıyız sanki biz okurlar, yazarın bunu sağlaması gerekirdi gibi hissediyorum. Hal böyle olunca kitaptan aldığım zevk de gitgide azaldı. Hele ki yer yer çok uzayan betimlemeler de işin içine girince zaman zaman odaklanmakta güçlük çeker oldum. Bu kitabın seveni çok biliyorum, benim de beklentim daha yüksekti ama maalesef böyle oldu. Kötü dersem çarpılırım, ama umduğumu bulamadığımı söylemem lazım.