"Beni yalnız bir kadın olarak düşünme yanlışına düşmeyin. Ben tek başımayım, buysa bambaşka bir mesele. Tek başına olmak bir kuvvettir; yalnız olmak bir zayıflıktır, bilge MM'nin bir zamanlar belirttiği gibi, yalnızlığın tedavisi tek başınalıktır."
Seni çok sevdim EF! Seni anlatan bu kitabı da sevdim ama seni biraz daha çok. Julian Barnes'ın geçtiğimiz yıl yayınlanıp hemen dilimize çevrilen (Ayrıntı'ya kalpler) son kitabı Elizabeth Finch, Barnes'ın edebiyatında hep gördüğümüz izleklerin iyice belirginleştiği bir roman. Sürekli yineliyorum ama yapacak bir şey yok: tarihin doğrusallığı ve nesnelliği meselesini didikliyoruz yine, bu defa tarih öğretmeni stoik Elizabeth Finch ve Dönek İmparator diye de bilinen son pagan Roma İmparatoru Julian üzerinden. (Büyük soru: Julian daha uzun tahtta kalabilseydi ve Hristiyanlığa karşı yürüttüğü kampanya başarılı olsaydı bugün dünyamız başka türlü olur muydu?)
Kitabın ortasında Julian'a dair yaklaşık 50 sayfalık bir metin var, bu kimi okurlara sıkıcı gelebilir ama benim gibi Julian'ı tanıyan bir Roma tarihi meraklısı için olağanüstü heyecan vericiydi bu bölümü okumak.
Mevzubahis tarih öğretmeni Elizabeth Finch'e biraz tutkun olan eski öğrencisi olan anlatıcımız Neil'den dinliyoruz Finch'i. Kadın öldükten sonra da Neil anlamaya, bu çizgi dışı kadını çözmeye çalışmaya devam ediyor: tarih öğretmeninin tarihçisi oluyor yani. Hayata bakış açısını, kendini sunma biçimini, mutlulukla ve aşkla ilişkisini. Tabii ki tüm bunları Barnes'ın felsefeyle daima kol kola yürüyen anlatısıyla okuyoruz ve ortaya çok derinlikli bir roman çıkıyor.
Bu kitap herkese göre olmayabilir zira Barnes bence artık çok konforlu bir yerden yazıyor ve bunu asla olumsuz bir şey olarak söylemiyorum. "Ben buyum, bu konuları seviyorum ve bir şeye taktım mı sizin de takmanızı istiyorum" diyen bir tavır. Bu size üstenci gelir mi bilmem, bana hiç gelmiyor, aksine buralarda onunla dolaşmayı çok seviyorum. Ve bu konforlu yer bir konformizme değil, deneyselliğe götürüyor onu: bir yazarın denemekten bıkmaması ve çalışan formülle bize kendini sevdirmeye çalışmamasına ben müthiş saygı duyuyorum.