Eylül Görmüş
Kitapkurdu
aman Allahım nasıl güzel yazılmış diyaloglar...
“Bir adam dolanıyor Deniz Bulvarı’nda. Bir kadın bunu biliyor.” Marguerite Duras’dan yine kağıt kesiği gibi bir minik kitap. Çok acayip bir kadın kendisi sahiden, ne vakit elime bir kitabını alsam içimde bir tuhaf ürperti duyuyorum, yine nasıl bir yerden bana nüfuz edip canımı acıtacak o kısa, kesik ama ritmik cümleleriyle diye. Ritmik bu kitap için özellikle doğru bir sıfat bence, çünkü kitabın adı “Moderato Cantabile” bir müzik terimi; “hafif ve ezgili” anlamına geliyormuş. Duras edebiyatının sinemayla ilişkisi malum, bu kitap da çok tuhaf biçimde sinematografik, ki zaten filme de uyarlanmış. Bir adam bir kafede karısını vurup öldürüyor. Öldürülen kadının çığlığını duyan bir başka kadın, bu olaya bir tür saplantı geliştiriyor ve her gün aynı kafeye gelip olaya şahit olan bir adamla konuşmaya başlıyor. Kitabın kahir ekseriyeti bu diyaloglardan oluşuyor. Kadın evli, adam değil. Aralarında beliren şeye aşk diyebilir miyiz, bence deriz; aşkın binbir biçiminden biri şüphesiz. Diyaloglar dedim - aman Allahım nasıl güzel yazılmış diyaloglar. Bu kadar az kelimeyle bu kadar çok hissi nasıl aktarıyor, nasıl bu kadar sarsıcı yazabiliyor; her defasında bir kez daha vuruluyorum bu kadına. Doğru düzgün mekân betimlemeden insanın gözünün önünde böyle kalıcı imgeler / görüntüler bırakmak çok acayip bir iş; okuduğum her Duras kitabını düşündüğümde gözümün önüne resimler geliyor ve bu minicik (80 sayfa) kitabın da bana aynısını yaptığını, zamana direnen bir acayip tabloyu beynime nakşetmiş olduğunu şimdiden biliyorum. Çok güzel, çok. “Geceleri, evler uzaklaşıyor.”