Zahide Akkuş
Hezarfen
Tatların, baharatların, yıldızların, şifaların, tılsımların ve birbirinden büyüleyici lezzetlerin eşlik ettiği; Osmanlı’da sarayda başlayıp yine sarayda son bulan muhteşem bir hikâye, şahane bir kurgu… Yiyeceklerle ilgili bilgisini doğuştan gelen yeteneğiyle birleştiren bir Pir-i Lezzet’in, yemekleri nasıl bir silaha dönüştürdüğüne şaşıracak; aşkı uğruna verdiği mücadeleye hayran kalacaksınız. Öylesine ustalıkla kurgulanmış ki bu kitapta sizi adeta efsunlu bir yolculuk bekliyor. Böyle etkileyici bir eser yazan ve kitapları pek çok dile çevrilen bir yazarı, bu kitaba kadar tanımamış olmak kendi adıma büyük bir eksiklikmiş.