Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok (Karton Kapak)
Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok (Karton Kapak) Ürüne Git
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Ne kadar, ne kadar büyük bir kitap bu hakikaten...
"Bir emir bu sessiz kişileri bizim düşmanımız yaptı. Bir emir onları dostumuz yapabilirdi. Hiçbirimizi tanımayan birkaç kişi, herhangi bir masanın çevresinde toplanıp bir yazıyı imzaladılar. Başka zaman olsa bütün dünyanın hakaretini ve cezasını üstüne çekecek olan bu yazı, bizler için yıllarca en yüksek amaç yerine geçecek. Karşımızda duran bu çocuk yüzlü, kilise uluslarına özgü sakallı sessiz insanları birbirinden kim ayırt edebilir?" Yazılmış en büyük savaş romanlarından biri kabul edilen "Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok"u geç de olsa sonunda okudum. Ne kadar, ne kadar büyük bir kitap bu hakikaten. Yukarıdaki pasajı okurken aklıma İlyada geldi, şuna benzer bir cümle vardır orada: "Savaş, yaşlıların konuşması ve gençlerin ölmesinden ibarettir." Homeros'un bunu yazmasının üzerinden 2500 yıldan fazla zaman geçti ve işte hala o aynı yerdeyiz: ne trajik. I. Dünya Savaşı'ndan bir cephe öyküsü anlatıyor Remarque, kendi cephe deneyiminden yola çıkarak çırılçıplak, son derece gerçek ve olduğu gibi yazmış her şeyi. İçinde Almanya'ya karşı hiçbir şey olmamasına rağmen bu kitabın Hitler döneminde yasaklanmasına şaşırmamalı: çünkü Nazilerin o ihtişamlı laflarla örtüp gizlemeye çalıştıkları her şey var bu kitapta: savaşın kan, çamur, açlık, şiddet, çaresizlik ve yalnızlıktan ibaret çıplak yüzü. Remarque'ın bir röportajında "benim yakından tanıdığım ve 'kişilerim' yaptığım Almanlar, çetin durumlarda yaşayan Almanlardır; militarist Almanya'nın 'böğürenleri' değil" demesi tam da buna işaret ediyor. Savaş öncesine dair doğru düzgün hatırası olmayan, savaştan sonra da -şayet hayatta kalırlarsa- asla sıradan insanlar olamayacak 19 yaşında çocukların öyküsü bu, yahut bir neslin yok edilişinin öyküsü demeli belki. Bu kitaba dair söylenecek her şey söylendi bugüne dek, o nedenle uzatmıyorum. Burnumuzun dibinde, Ukrayna'da burada yazan kabusların aynıları yaşanmaktayken belki de hepimiz şimdi bu kitabı okumalı ve hatırlamalıyız. "Bırakılmış çocuklar gibiyiz, ama yaşlı başlılar kadar deneyimimiz var. Kaba saba, kederli ve yalnızız; bizler mahvolduk."