"Bugün Ema ile boşanmamızın ilk yıldönümü. Ondan bazı rüyalarımı ve birkaç ıvır zıvırımı hala alamadım. Rüyalar kedi gibidir. Eski evini en son onlar unutur."
Şimdi başlarım, bundan sonra başlarım, ha şimdi, ha yarın derken Bulgar yazar Georgi Gospodinov ile tanışmamı erteledim durdum, ben ertelerken kendisi son kitabı Zaman Sığınağı ile Booker ödülü bile aldı. Neyse, sonunda Doğal Roman ile kendisinin edebiyatıyla ilk buluşmamı gerçekleştirmeyi başardım. Gururluyum.
Nasıl anlatayım bu kitabı bilmiyorum, müthiş tuhaf çünkü kendisi. Bir tür antiroman ama bildiğimiz antiromanlardan da değil, onun alıştığımız bir biçimi oluyor, bu kitap bildiğimiz romanların hayli dışında. Gerçi kategorize etmeye çok da gerek var mı bilmiyorum, adam kendi kategorisini yaratmış, adını da koymuş işte: doğal roman! Ki Zaten en baştan soruyor: "Trajiğin ne olduğunu artık bilmediğimiz bu ortamda roman nasıl mümkün olabilir ki? Ulvi olan yok olmuşsa, tüm öngörülebilirliği ve daha da kötüsü, yıkıcı tesadüflerinin cılız gizemiyle hayatımızda sadece gündelik olan kalmışsa, romanın düşüncesi bile nasıl mümkün olabilir ki?"
Çatı hikâye anlatıcımızın eşiyle ayrılık süreci olsa da (işte trajik olan!), bunu hiç konvansiyonel olmayan bir biçimde aktarıyor yazar. Zamanda ileri-geri gidip gelmeler, anlatıcının yazdığı öykülerden fragmanlar, o öykülerin akıbetleri, birden anlatıcının zihnine girip onun bilinç akışıyla sürüklendiğimiz bölümler... Bu sürüklendiğimiz bölümlerde bol bol tuvalet meselesine giriyoruz, kapakta kullanılan resim de bu yüzden seçilmiş. Tuvaletler, bok ve sinekler üzerine uzun uzun kafa yoruyor yazar ve fakat bunlar metnin içinde zorlama ya da sakil durmuyor, genelde böyle kısımların metne çok eklenti gibi kaldığına şahit oluruz, Gospodinov bu kısımları çok büyük bir doğallıkla kotarmış.
Okurken acayip tuhaf bulduğum ve fakat bir yandan da "ne kadar güzel ya" diye düşündüğüm bir kitap oldu Doğal Roman. Güzel çünkü - bildiğimiz anlamıyla güzel. Bu kitapta herkes başka bir şey bulacaktır, ben güzellik buldum. Doğal olanın güzelliği olsa gerek bu.
Ben seninle daha yakınlaşırım Gospodinov. Bakalım neler yaşayacağız beraber.