Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri
Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri Ürüne Git
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
öyle müthiş iç görüler var ki...
“Çocukken birlikte utanırdık - evimizden, yoksulluğumuzdan. Artık senden utanıyordum, sana karşı. Utançlarımız ayrılmıştı.” Of Edouard Louis ya, of. Neredeyse her birinin köşesini kıvırdığım 78 sayfalık bu kitapla bana çok acayip bir 90 dakika yaşattın. Annie Ernaux’nun “Bir Kadın”ının kardeşi diyebileceğimiz “Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri”nde annesini anlatıyor genç Fransız yazar. Bu kişisel anlatı elbette ki Louis edebiyatında hep karşılaştığımız sınıf, eril şiddet ve iktidar gibi konulardan bağımsız değil. Kişisel olan politiktirin edebiyattaki en güçlü ispatlarından bence Louis’in eserleri. Hep diyorum, anne-çocuk ilişkisi kendisine atfettiğimiz kutsallık etiketlerini pek de hak etmeyen bir ilişki biçimi diye. Bu kadar sınırsız bir yakınlığın sadece “iyi”den müteşekkil olması zaten imkansız - öfke, kıskançlık, adaletsizlik, utanç - hepsini barındırıyor içinde ki bence zaten aksi de düşünülemez. Daha önce bir kez “birbirinin canını acıtma hakkını meşrulaştıran ilişki” diye tanımlamıştım, bu kitap bunu hatırlattı bana. Kocası tarafından mahvedilen hayatından kaçmayı beceremeyen, özgürleşemeyen, bu yüzden önce kendine, sonra çocuklarına öfkelenen bir anne ve o anneye sonsuz bir öfke duyan bir çocuk. Öfke katışıksız olmadığı, aralarında bir sevgi ve şefkat de olduğu için daha da zorlaşan bir ilişki. Minicik kitapta öyle müthiş iç görüler var ki insan okurken durmak ve düşünmek ihtiyacı duyuyor bazen. Şu mesela: “Onu evde mutsuz görmeye o kadar alışmıştım ki yüzündeki mutluluk bana derhal ifşa edilmesi gereken bir sahtekarlık, bir ayıp, bir yalan gibi görünüyordu.” Ah. Çocukların, annelerinin mutluluğu karşısında zaman zaman böyle saldırganlaşabildiğini, kendilerinden esirgenen bir şeyin başkalarına sunulması karşısında öfkelenebildiklerini derinlerde bir yerde biliyordum belki ama Louis onu aldı suratıma vurdu. Bunun gibi daha nice müthiş pasaj var kitabın içinde. Çok sevdim sonuçta - sevilmeyecek gibi değil. Ve bu hikâye aynı zamanda da bir kadının geç gelen özgürleşmesinin hikâyesi, o nedenle ayrıca güzel. Louis’in kalan tüm kitaplarını hemen okumamak için kendimi tutuyorum açıkçası. Bu senenin en güzel şeylerinden biri oldu kendisiyle tanışmak.