Meleğin Çürüyüşü /Bereket Denizi 4
Meleğin Çürüyüşü /Bereket Denizi 4 Ürüne Git
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
bence serinin de en iyi kitabı...
“Deniz: Adı olmayan bir deniz, Akdeniz, Japon Denizi; Suruga Koyu tam karşısında uzanıyordu; yoğun, adsız, mutlak bir karmaşa ‘deniz’ denilen şeyle yaptığı büyük savaşımdan sonra yakalanmıştı ve kendisine bir ad konulmasını kabul etmiyordu.” Bereket Denizi dörtlemesi, Meleğin Çürüyüşü ile bitti. Öyle tuhaf, öyle karanlık, öyle kirli, öyle şeytanî bir final ki bu - sahiden çürümüş bir şeylerin yaydığı tekinsizlik sinmiş gibi her köşesine. Bence serinin de en iyi kitabı, bu uzun yolculuğu muazzam bir finalle sonlandırıyor Mişima. Dört kitaptır tanıdığımız Honda artık seksenine merdiven dayamış. Bundan önceki kitaplarda olduğu gibi, aynı ruhu arıyor yeryüzünde ve onun ruh göçü ile bu defa hangi bedene girdiğini kovalarken Toru’yu buluyor. Aradığı kişi o, kovaladığı ruh o bedende - Honda çok emin. Toru hayatımda okuduğum en unutulmaz karakterlerden biri olacak şüphesiz. Kendi kendini tanımladığı sözcükle tanımlayayım: bir “iblis” sahiden o. Ama nasıl katmanlı bir iblis ve bu nasıl yazmaktır ya Mişima? Okuyup Toru’nun içindeki sinsi, hesapçı, tuhaf karanlıkla tanıştıkça neredeyse bana dahi zarar verebilirmiş gibi bir huzursuzluk hissettim. Toru kötü, ama salt kötü mü? O kadar karmaşık ki ruhu, Toru’daki hiçbir şey “salt” olamaz sanırım. Müthiş yazılmış bir karakter, Mişima insanlara dair bildiği her şeyi damıtıp Toru’ya akıtmış sanki. Gemiler... “Varoluşun olanca düzenini paramparça ederek ufukta beliren” gemiler. Bu kitaptaki çok güçlü onlarca imgeden sanırım aklımda en çok bu gemiler ve kokusuz çiçekler kalacak. Mişima’nın kullandığı alegorilerin ne kadarını anlayabildim, seride görünenin ardındakini idrak edebilmek için özümsemesi şart olan üçüncü kitabı ne kadar sindirebildim bilmiyorum ama aldığım kadarı da beni ziyadesiyle tatmin etti. Hayatta insanın karşısına nadiren ona okurluğunu sorgulatan, kendini yetersiz bir okur gibi hissettiren ve tam da bu yüzden zehirli bir haz veren kitaplar çıkıyor - Bereket Denizi de işte onlardandı. İyi ki öyleydi, iyi ki okudum. Hayalî kadehimi çürüyen her şeye, gemilere, dünyaya geri dönen ruhlara, karanlığa, arılığa ve hiçliğe kaldırıyorum - çünkü bu seriden bana kalanlar bunlar oldu. Teşekkürler Mişima.