Sibirya'dan Balkanlara Şamanlar ve Cadılar (2. Cilt)
Sibirya'dan Balkanlara Şamanlar ve Cadılar (2. Cilt) Ürüne Git
hırçınmenekşe
Kaşif
Şamanlar davullarıyla transa geçip ruhlar alemine yolculuk ederken, cadılar da süpürgeleriyle gökyüzüne yükseliyordu. Süpürge, aslında bir "uçan alet"ten çok daha fazlasıydı: Eşiğin, ev ile dış dünya arasındaki sınırın simgesi. Cadı, süpürgeyle önce evini süpürüyor, sonra gökyüzünü. İkisi de aynı kapıdan geçiyor: Görünenle görünmeyen arasındaki o ince çizgiden. Belki de bu kadim inanışların bu kadar benzer olması, insan ruhunun ortak bir yankısıdır. Farklı coğrafyalar, farklı diller, farklı tanrılar... Ama hepsinin altında aynı soru yatıyor: "Gördüklerimizin ötesinde ne var?" Ve cevap hep aynı olmuş: Orada bir şey var. Ve oraya ulaşabilenler var. Onlara ister şaman de, ister taltos, ister cadı. Önemli olan, insanlığın görünmeyene duyduğu o sonsuz merak. Ve belki de bugünün cadıları, süpürge yerine bilgisayar klavyeleriyle o öteki dünyalara yolculuk ediyor. Ama hikâye aynı: Ruhlarla savaşmak, sınırları aşmak, bilinmeyene ulaşmak.